Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Bilecik’te düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Bilecik’te düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi
10 Haziran 2017 Cumartesi

“Katar meselesi üzerinden, sınırların değiştiği, devletlerin yerine devletçiklerin ortaya çıktığı bu bölgeye birilerinin yüksek perdeden bir şekil verme gayreti içinde olduğunu görüyoruz”

(DP Basın Merkezi – 09 Haziran 2017) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Bilecik’te düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi. Uysal, yaptığı açıklamada “Katar meselesi üzerinden, sınırların değiştiği, devletlerin yerine devletçiklerin ortaya çıktığı bu bölgeye birilerinin yüksek perdeden bir şekil verme gayreti içinde olduğunu görüyoruz” dedi.

 

Genel Başkanımız Uysal, iftar programı için gittiği Bilecik’te öncelikle Kayıboyu Camii’nde Cuma namazı kıldı, sonrasında Bilecik Valisi Süleyman Elban’ı, Ticaret ve Sanayi Odası ile Ziraat Odası’nı ziyaret etti.

 

 

Bilecik İl Başkanlığımızda basın toplantısı düzenleyen Genel Başkanımız, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Uysal, 16 Nisan referandum sonuçları üzerinden iktidarı eleştirerek “1946 seçimlerinden sonra en büyük ikinci şaibeli seçim olarak kayıtlara geçti" diye konuştu.

 

Dış politika konularında da eleştirilerini de dile getiren Uysal, açıklamasında şunları ifade etti:

 

“Türkiye kendi kaderini kendisi tayin edebilmelidir”

 

“Türkiye'nin içinde bulunduğu coğrafyada mili güvenliğimizi etkileyecek gelişmelerin yaşandığını görüyoruz. Her dakika çatışmanın ortasında kalmasına rağmen, her şeye rağmen Türkiye’nin kendi kaderini kendisi tayin edebilen bir ülke, kendi milli güvenliğinden başararak kendi aklıyla şekillendirdiği siyaseti, sürdürme mecburiyeti vardır.

 

Birkaç gün evvel Kuzey Irak yönetiminin açıkladığı gibi 25 Eylül'de bağımsızlık için referandum taleplerini ortaya koydular. Bölgede Suriye politikasıyla beraber orta ve uzun vadede Türkiye'nin milli güvenliğini derinden etkileyecek yapılanmaların, Türkiye'nin yanlış siyaseti, AKP hükümetinin yanlış çizdiği siyasetle beraber neredeyse PKK'nın bölgede bir uluslararası güçlerin özel güvenlik şirketi haline geldiği görülmektedir.

 

“Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün, kendisine yeni bir boyut ve derinlik katma mecburiyetindedir”

 

Birilerinin Katar meselesi üzerinden, sınırların değiştiği, devletlerin yerine devletçiklerin ortaya çıktığı bu bölgeye birilerinin yüksek perdeden bir şekil verme gayreti içinde olduğunu görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün kendisine yeni bir boyut ve derinlik katma mecburiyetiyle karşı karşıyadır. Bu noktada mesuliyet, birinci derecede siyasetin meselesidir. Ramazan ayı olmasına rağmen İslam dünyasının bütün başkentlerinden kan ve gözyaşı fışkırdığı bir dönem yaşanıyor.

 

Bizler de bir irade sahibi olarak, millet önünde, milletin gündemini ve asli meselelerini hem yerelde, hem genelde bütün dava arkadaşlarımızla yürütecek büyük bir mücadelenin içindeyiz.”

 

FETÖ ile mücadele konusuna da değinen Uysal, durumun siyasi bir çekişmeye dönüştürülmemesi vurgusu yaptı.

 

 

Referandumun ardından Türkiye'nin parti devletine dönüştürülmeye çalışıldığını ve kutuplaştırıldığını söyleyen Genel Başkanımız Gültekin Uysal, şunları kaydetti:

 

"İktidar; referandumla beraber Türkiye'nin ihtiyacından daha ziyade bir kişinin şahsi beklentilerini karşılamak adına, kurumsal bir devleti bir şahıs devletine dönüştürmek adına, milletimizin önüne bir Anayasa değişikliği teklifiyle, Milliyetçi Hareket Partisi'nin desteğiyle beraber geldi.

 

“Çağrım; dilinden döküldükleri ile amel etmeleridir”

 

Açık hükmü, milletimizin berraklaşmış fikri ‘hayır’ olmasına rağmen, 1946 seçimlerinden sonra ikinci büyük şaibeli, mühürsüz seçimler olarak tarihin yarınlarda kaydedeceği bir seçim neticesini de üzülerek görüyoruz. Bugün, 'referandumdan istediğimi elde ettim' kaygısıyla kendi kongresini toplayarak Türkiye'yi bir parti devletine dönüştürme yolunda, hukukun askıya alındığı, demokratik süreçlerin askeri düzeye bile işlemediği bir sürecin içerisine Türkiye'yi mahkum ettiklerini hepimiz üzülerek izliyoruz.

 

Türkiye'yi kutuplaştırmaya mahkum edenlere buradan yapmak istediğim çağrım; dilinden döküldükleri ile amel etmeleridir. Bu anlamda Demokrat Parti olarak kimlik siyasetinin dışında, milletimizin öncelikleri ile hareket etmiş bir siyasi hareket olarak önümüzdeki süreç içerisinde çok daha fazla geniş kitlelerle buluşacağımız dönem bizim önümüzdedir." 


Kaynak ( DP )