Genel Başkanımız Uysal, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı
False
Genel Başkanımız Uysal, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı
19 Mayıs 2017 Cuma

“19 Mayıs 1919, "hayır"ın başlangıcıdır”

“Milli iradeyi sandığa hapsedenler bilmelidir ki; Mustafa Kemal'in mücadelesi bugün o sandıklar olabilsin, bu millet hür bir biçimde seçimini yapabilsin diyedir”

 

“Resmi bayramları sevmediğini söyleyen, Anıtkabir'e yapılan ziyaretleri putperestlik olarak niteleyen densizler, bugün Atatürk'e hakaret edenlerin sahipleridir”

 

(DP Basın Merkezi – 19 Mayıs 2017) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayınladı.

 

Uysal, son zamanlarda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yapılan çirkin saldırılar ve hakaretlerle ilgili olarak da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu konuda susmasını eleştirererk “Maalesef, Atatürk'e hakaret etmenin bir siyasal konum kıstası haline geldiği bugün, Atatürk'ün makamının halefi olan Sayın Cumhurbaşkanı, adeta yargıya saygı duyuyormuş gibi davranmış, geçmişte kurmaca davaların savcısı olmaktan imtina etmemesine rağmen, bugün susmayı kâr saymıştır” dedi.

 

Genel Başkanımız Gültekin Uysal, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla yayınladığı mesajda şu görüşleri dile getirdi:

 

 

“19 Mayıs 1919, "hayır"ın başlangıcıdır”

 

19 Mayıs 1919 tarihi, yalnızca ulusal kurtuluş mücadelemizin başlangıç tarihi değildir. Bir milletin parçalanmaya, bir başka bayrağın gölgesinde yaşamaya mahkum edildiğinde, şahsi ikballeri doğrultusunda "gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunan" iktidar sahiplerine de o noktada "hayır" dediği, "dur" dediği gün olarak idrak edilmelidir.

 

98 sene once, bugün, Samsun'a ayak basan dirayetli bir Osmanlı Subayının yaktığı ateş, birçok millete ışık olmuştur.

 

“Mustafa Kemal'in çıktığı yolculuğunun nihayeti millet olmuştur”

 

Anadolu'nun ve Trakya'nın zapt altına alındığı bir dönemde; silahların, teçhizatların, kalelerin zapt edilebileceğinin, fakat vatana ve millete olan saf duyguların, hürriyet inancının, istiklal aşkının zapt altına alınamayacağının temsili olan gündür bugün.

 

Mustafa Kemal'in 9. Ordu Müfettişi olarak çıktığı yolculuğunun nihayeti, millet olmuştur.

Kendi izahı ile Mustafa Kemal millet adına çıkılan bu kutlu yolculuğu şu şekilde anlatmıştır:

 

"Osmanlı ülkeleri bütün bütüne parçalanmıştı. Ortada bir avuç Türk’ün barındığı bir ata yurdu kalmıştı. Baylar, bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da millet egemenliğine dayanan, tam bağımsız yeni bir Türk devleti kurmak. İşte, daha İstanbul'dan çıkmadan önce düşündüğümüz ve Samsun'da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz uygulamaya başladığımız karar, bu karar olmuştur.”

 

“Bu düşmanca tutum, cumhuriyet kadar eskidir”

 

Gerçek anlamda yedi düvele karşı vatan aşkını silah, imanını ise siper yaparak mücadele etmiş Atatürk ve mücadele arkadaşları, dün silahla galip gelemeyenlerin, hakaret ve iftira ile saldırılarına maruz kalmışlardır.

 

Ne gariptir ki bugün "milli" olduğunu söyleyenler, 98 sene evvel Türk Milletine karşı savaşan, bölücü emelleri ile var olan "lobi"lerin nesebi gibi davranarak, adeta atalarının öcünü almak için bir rövanş peşinde koşuyorlar.

 

Bir tarafta dini araç olarak kullanan, bir tarafta kültürel ve toplumsal farklılıkları manivela yapan terör örgütleri de Kurtuluş mücadelemizde mağlup olan odakların yeni tüfengi olmuşlardır.

 

“Kuyruk acısıyla Atatürk’e hakaret ediyorlar”

 

Ne yazık ki ecdadlarının intikamı peşine düşen, kurtuluş mücadelesinin kuyruk acısı ile cumhuriyete ve Atatürk'e hakaret edenler, bunu ilk kez yapmamışlardır.

 

Siyasal olarak icazet aldıkları her kim varsa, bu kişilerin siyasi müktesebatları Kurtuluş Savaşı'nı yok saymak, Atatürk'e düşmanlık ve "gaflet ve dalalet ve hatta hıyanet" içinde bulunanları savunmaktan öte değildir.

 

“Cumhurbaşkanı, susmayı kâr saymıştır”

 

Resmi bayramları sevmediğini söyleyen, Anıtkabir'e yapılan ziyaretleri putperestlik olarak niteleyen densizler, bugün Atatürk'e hakaret edenlerin sahipleridir.

 

Maalesef, Atatürk'e hakaret etmenin bir siyasal konum kıstası haline geldiği bugün, Atatürk'ün makamının halefi olan Sayın Cumhurbaşkanı, adeta yargıya saygı duyuyormuş gibi davranmış, geçmişte kurmaca davaların savcısı olmaktan imtina etmemişken, bugün susmayı kâr saymıştır.

 

“Nerede "milli irade" inancınız?”

 

Mustafa Kemal; milli bir iradenin, istiklali bir iradenin vücut bulmuş şekli, kalplere yerleşmiş ve oradan da ölümsüzlüğe erişmiş halidir. "Ya İstiklal ya ölüm" diyen aziz milletimizin iradesi ile kurtuluş ve kuruluşa liderlik etmiş olan Mustafa Kemal'e hakaret eden densizler, ne gariptir ki muktedire göre tavır almakta, bugün "milli irade" diye nara atarken, bir asır önceki milli iradeyi tanımamaktadır.

 

Milli iradeyi sandığa hapsedenler bilmelidir ki; Mustafa Kemal'in mücadelesi bugün o sandıklar olabilsin, bu millet hür bir biçimde seçimini yapabilsin diyedir.

 

Ecdad "er olun" dedi, iktidar gençleri "troll" belledi

 

Bugün bir taraftan Atatürk'ü anma günü bir taraftan da Atatürk'ün gençliğe, gençliğin önemine binaen armağan ettiği bir gündür. Ancak gençlik, büyük sorunlara matuftur.

 

Gençlerimizin işsizlik ve eğitim gibi sorunları dururken göz boyama adına yapılan değişiklikleri "gençlik politikası" olarak niteleyenler , gençleri trubinlerde selamlanacak, alkış tutturulacak ve siyasal anlamda fedailik yapacak bireyler olarak görenler bugünü de gençleri anlayabilmeye yakın değillerdir.

 

Hem dinimizde hem de siyasi tarihimizde gençlere dair öğütler dürüstlük ve yiğitlik üzerineyken, gençleri klavyelere hapsedip, habis niyetlerinin aracısı haline getiren, ecdad "er ol" derken gençleri "troll" belleyenler gençliğe ve geleceğe ihanet etmektedirler.

 

“Gençlerimizin ve Türk sporunun günlük ve suni siyasetlerden

uzak olacağı yarınlar diliyorum”

 

Unutulmamalıdır ki bu vefakâr millet cefakâr "ATA"larına gönlünde yer vermiştir. Hiçbir saldırı ve hakaret milletin gönlündeki bu gerçek payi tahtı yıkmaya kadir değildir.

 

Bir asır önce topa tüfeğe karşı dirgenle, kürekle zafer kazanmış bu millet elbette bugün Atatürk'e hakaret ederek ekran işgaliyesi ödeyen müptezellere mağlup olmayacak, gereken dersi vereceklerdir.

 

Bugün vesilesiyle bir kez daha Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını, kuruluşundan kurtuluşuna bu vatan uğruna taş üstüne taş koyan tüm vatanperver şahısları, rahmet ve minnetle anıyor, gençlerimizin ve Türk sporunun günlük ve suni siyasetlerden uzak olacağı, hak ettiği yeri bulacağı yarınlar diliyor, bayramınızı tebrik ediyorum.”


Kaynak ( DP )