Genel Başkanımız Gültekin Uysal, eski İçişleri Bakanı Meral Akşener’i makamında kabul etti
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, eski İçişleri Bakanı Meral Akşener’i makamında kabul etti
5 Mayıs 2017 Cuma

“Türkiye’yi korkuya mahkum etmek isteyen insanlara karşı, umudun kazanması noktasında bir tavrı ortaya koyduk hep beraber”

“Hakem kararıyla evet çıkmış olmasına rağmen milletimizin sinesinde, gönlünde, zihninde ‘hayır’ istikametinde berraklaşmış bu kararın icapları vardır” 

 

 

“17 Nisan sabahı Türkiye, 15 Nisan’a göre geleceğiyle ilgili daha fazla umudun olduğunu gördü”

 

 

(DP Basın Merkezi – 05 Mayıs 2017) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, eski İçişleri Bakanı Meral Akşener’i makamında kabul etti.

 

Akşener ve heyetini karşılayan Uysal ve Demokrat Parti heyeti, makamda bir saati aşkın süre görüştükten sonra bir basın açıklaması yaptılar.

 

Genel Başkanımız Gültekin Uysal, görüşme sonrası yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

 

“Sayın Bakanım ve heyetine siyasetin baba ocağı Demokrat Parti’ye geldikleri için teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyorum”

 

“Sayın Bakanım ve heyetine siyasetin baba ocağı Demokrat Parti’ye geldikleri için bir kez daha teşekkür ediyor, hoş geldiniz diyorum.

 

 

Siyasetin sorumlu kurumları, aktörleri olarak milletimiz ve devletimiz adına bulunduğu siyasete tarihi eşikte yeni bir boyut ve derinlik katma mecburiyetimiz olduğu bilinciyle, kendi cephemizde belli değerlendirmeleri yapma fırsatı bulduk bu süreçte.

 

“17 Nisan sabahı Türkiye, 15 Nisan’a göre geleceğiyle ilgili

daha fazla umudun olduğunu gördü”

 

16 Nisan itibariyle ortaya çıkmış tabloda, 15 Nisan’dan 17 Nisan sabahı Türkiye’yi korkuya mahkum etmek isteyen insanlara karşı, umudun kazanması noktasında bir tavrı ortaya koymuş idik hep beraber. Netice itibariyle 17 Nisan sabahı Türkiye, 15 Nisan’a göre geleceğiyle ilgili daha fazla umudun olduğunu gördü.

 

 

Ortaya çıkmış toplumsal enerji elbette her birimize, başta Sayın Bakanıma, ana muhalefet partisi CHP’ye, Saadet Partisi’ne bu istikamette hakem kararıyla evet çıkmış olmasına rağmen milletimizin sinesinde, gönlünde, zihninde hayır istikametinde berraklaşmış bu kararın icapları olduğunu da bu vesileyle kamuoyuyla paylaşma ihtiyacı içersisindeyim.

 

“Türkiye, tarihi yürüyüşüne kaldığı yerden devam edecektir”

 

Önümüzde önemli bir süreç var. Türkiye’nin deyim yerindeyse devlet ve millet katında bir kimlik krizine mahkum edilmek istendiği bir noktada; yeniden bu büyük ülkenin önündeki tercih; ya üst üste hukukunda, demokrasisinde, ekonomisinde Türkiye’nin lig düşmesi olacaktı ya da tarihi yürüyüşüne kaldığı yerden devam etmesi olacaktı. Bugün karşılıklı fikir alışverişlerimizi yaptık.

 

“Milletimizin koyduğu irade istikametinde bizlere düşen, kılavuzluk yapabilmektir”

 

Türkiye’nin siyaset hafızaları bellidir. Bugün belirli tartışmaların olduğunu görüyoruz, meseleleri değerlendirmeye gayret ediyoruz. Meselenin esası; milletimizin koyduğu irade istikametinde bizlere düşen, kılavuzluk yapabilmektir. Seçim ikliminde korkutulmuş, rehin alınmış kitlelerin cesaret noktasında önünü açmak adına hem siyasi partiler hem de bağımsız kimlikleriyle bu süreç içersinde arkadaşlarıyla beraber Sayın Akşener büyük bir vazife görmüştür.

 

 

Gönlümüz arzu ederdi ki kendilerine emanet edilmiş bu sıfatları cumhurbaşkanlarından başbakanlarına, bakanlarından milletvekillerine millet önünde, toplum önünde pek çok kritik vazife yapmış büyüklerimizin de tarihin bir anında millet önünde sağduyulu bir sese ihtiyaç duyulduğunda bu vazifeyi yapmış olsalardı. Bizler bu mesuliyeti taşıyan insanlar olarak tarih önünde, tarihe kayıt düşmek adına da bu büyük mesuliyeti yerine getirmenin gönül rahatlığı içerisindeyiz.

 

Ben Türkiye’nin önümüzdeki süreçte bu basınçla beraber farklı değerlendirmeleri de beraberinde getireceği kanaatindeyim. O açıdan Demokrat Parti olarak bu referandum süreci içinde bundan 71 yıl evvel “yeter söz milletindir” diyerek çıktığımız yolda, bununla beraber yine o zaman diliminde milli şefliğe itiraz etmiş tarihi kimliğimizle de bu sözlerimizin değerlendirilmesini isteriz.

 

Milletimizin derinden bir nefes alma ihtiyacı vardı. Bu, belirli eşikte sağlandı. Birinci etap diyeceğimiz bu etabın ötesinde 2019 yılına kadar akıl, irade ve üzerine de emek konularak bir istikametin çizilme mecburiyeti vardır. Demokrasiyi bu manada bir sorumluluk rejimi olarak değerlendirdiğimiz için bundan sonra da sorumlu bir çerçevede davranmaya gayret göstereceğiz.

 

Değerli Bakanım ve heyetine kendilerini tekrar burada görmüş olmaktan dolayı bütün heyetimiz adına teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum.”

 

Akşener: “Türkiye’deki hukuki yollardan belki hiçbir şey beklememek gerekir ama belki de Ankara’da hakimler vardır”

 

Eski İçişleri Bakanı Meral Akşener ise yatığı açıklamada  “Demokrat Parti Genel Başkanı Sayın Gültekin Uysal’a teşekkür etmek amaçlı bir ziyaret gerçekleştirdik. Her programımızda Demokrat Parti’nin il başkanları, ilçe başkanları oldukça kalabalık bir heyetle Sayın Genel Başkan’ın talimatıyla programlarımıza, hayır kampanyası esnasında destek verdiler. Demokrat Parti’nin hayır cephesinde yer almasının da hayır kampanyası yürütenler açısından çok önemli bir özgül ağırlığı oldu. Bu nedenle kendilerine önce şahsi olarak ekip arkadaşlarım açısından bir teşekkür etmek istedim. Görüşmeyi, ben talep ettim, kendilerine teşekkür ediyorum.

 

Sayın Genel Başkan ile referandum sonuçlarıyla ilgili olarak bir değerlendirme, karşılıklı olarak bir görüş alışverişi yaptık. Değerlendirmelerinden çok istifade ettik” diye konuştu.

 

Akşener: “Sayın Genel Başkan’ın programları sabote edildi köklü bir siyasi partinin Genel Başkanı olmasına rağmen. Benim programlarım da sabote edildi”

 

Akşener, konuşmasının devamında “Bizler Sayın Genel Başkan’ın deyimiyle hakem kararıyla kazandırılmış ve henüz meşruluğu kesinleşmemiş, tartışılan, seçim güvenliğini sağlamak üzere insanların, seçmenin oyunu namus belleyip onların gerçek sonuçlarını muhafaza edip açıklamak amaçlı düzenleyici bir kurum olarak kontrol edici ve bu sitemi muhafaza edecek bir kurum olarak kurulmuş olan YSK’nın böyle bir tavır içine gireceğini hesaplayamadık.

 

 

Dolayısıyla birinci önceliğimiz henüz anayasa mahkemesi süreci devam ederken AİHM’e müracaat etmiş pek çok bireysel başvuru varken, bunların sonuçlarını takip etmektir. Türkiye’deki hukuki yollardan belki hiçbir şey beklememek gerekir ama belki de Ankara’da hakimler vardır. Bunların sonuçlarının çok dikkatli şekilde takip edilmesi hayır cephesinin oylarının peşinden gidilmesini ve o oylar için gayret sarf edilmesi birinci önceliğimiz.

 

En önemli şey bu hayır cephesinin heyecanını ve birlikteliğini muhafaza ettirmek için hayır cephesinde oy veren kişilerin hayal kırıklığına uğramaması için elimizden geleni yapmaktır. Bu ziyaretin amacı tamamen şahsıma ve ekibime gösterdikleri zerafet ve nezaket için teşekkür etmektir. Tüzel kişiliklerini Genel Başkanları talimatıyla bütün toplantılarımızda temsil etmeleri, özellikle Demokrat Parti’nin çok geniş bir grupla temsil edilmesidir. Kalpten teşekkür ediyorum. Hem Demokrat Parti’nin hem Saadet Partisi’nin bu hayır kampanyasında çok ciddi bir özgül ağırlıkları oldu. Hayır kampanyasını yürütenler açısında. Hele bizim gibi bireysel olarak yürütenler açısından çok büyük faydaları oldu. Birçok yerde müşahit meselesini de bu partiler yardımıyla çözdük.

 

Hukuk olmadan, adalet olmadan demokrasi gelmez. OHAL şartlarında bir referandum yaptık. Sayın Genel Başkan’ın programları sabote edildi köklü bir siyasi partinin Genel Başkanı olmasına rağmen. Benim programlarım sabote edildi. Buna rağmen şikayet etmeden yol yürüdük. Hayır cephesi bu mutabakatı oluşturdu. Bu mücadeleyi hep birlikte sürdüreceğiz.

 

Esasında bir hayır partisi kuruldu. Asıl öneli olan hayır partisi mensuplarının ne istediği. Onlar da gördüğüm kadarıyla birbirinizle kavga etmeyin, bu bloğu muhafaza edin ve arttırarak devam edin istiyor” dedi. 


Kaynak ( DP )