Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Adana’da yaptığı salon toplantısında referandumda neden hayır diyeceklerini gerekçeleriyle anlattı
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Adana’da yaptığı salon toplantısında referandumda neden hayır diyeceklerini gerekçeleriyle anlattı
14 Nisan 2017 Cuma

“TBMM’de temsil edilen bir muhalefet partisi, maalesef çarpık bir düşünce yapısı içinde Türkiye’nin önüne bu teklifin gelmesi, referandum eşiğine gelinmesini kolaylaştıracak iradenin sahibi oldular”

(DP Basın Merkezi – 13 Nisan 2017) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, Adana’da yaptığı salon toplantısında referandumda neden hayır diyeceklerini gerekçeleriyle anlattı.

 

Seyhan Belediyesi Kültür Merkezi’nde partililerimiz ve vatandaşlarımızla bir araya gelen Uysal, Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini ve 16 Nisan’da yapılacak referandumla geleceğini şekillendireceğini ifade etti.

 

 

Genel Başkanımız Uysal, yaptığı konuşmada şu görüşleri ifade etti:

 

“Cumhurbaşkanlığının yeniden sembolik hale getirileceği bir düzene ihtiyacımız var”

 

Türkiye’de üyeliklerin seçim kurullarında teminat altına alınacağı, ön seçimin şart olacağı, daraltılmış veya dar bölge sistemleriyle beraber bir tercih sisteminin olacağı, cumhurbaşkanlığının yeniden sembolik hale getirileceği bir düzene ihtiyacını olduğunu görüyoruz.

 

Ama bugün özellikle MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Eh ne yapalım Cumhurbaşkanı hukuku çiğniyor, anayasayı çiğniyor; buna hukuki bir çerçeve kazandıralım” diyerek ortaya attığı bir fikirle, iktidar partisi mensuplarının cumhurbaşkanından başlayarak unuttuğu bir dönemde maalesef ülkeyi bu istikamete savurdular.

 

 

Malımızı, mülkümüzü, evimizi biri gasp etse; o gaspçıyı suçlu olmaktan çıkarmak için mülkiyetini mi devrederiz, yoksa hukuk eliyle, kanun eliyle, kolluk kuvvetiyle hakkımızı geri almak için bir mücadele mi veririz? TBMM’de temsil edilen bir muhalefet partisi, maalesef bu çarpık düşünce yapısı içinde Türkiye’nin önüne bu teklifin gelmesi, referandum eşiğine gelmesini kolaylaştıracak iradenin sahibi oldular.

 

Biraz şöyle bir geçmişe doğru gittiğimizde Matruşka gibi içi içe geçmiş birtakım mekanizmalarla Türkiye 2010 referandumunda da bugün hukuk nezdinde de terör örgütü olarak karşılık bulan FETÖ terör örgütünün herkesin bildiği ama sır olarak Türkiye Cumhuriyeti kurumlarına sızdığı bilinen bir örgütlenmeyle beraber Türkiye’nin anayasal düzenine nasıl şekil verilmek istendiğini hepimiz hatırlıyoruz. Belirli ölçüde başardılar. O gün mezardakileri bile kaldırıp oy kullandırın diyenlerle yürüyenlerin, o gün hayır diyenleri darbecilikle itham ettikleri gibi bugün hayır diyenleri teröristlikle, terör örgütleriyle beraber yürümekle maalesef itham eder hale geldiler.

 

 

Buradan bir ders çıkarmak lazım. Yeniden ortak bir gelecek tasavvurunda iktidarıyla-muhalefetiyle buluşmuş böyle bir zemini, biriktirdiğimiz tarihsel meseleler, bölgemizde cereyan eden ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milletini tarihinde karşı karşıya kalmadığı meydan okumalarla karşı karşıya getirildiği bir dönemde bu ülkeyi bir ve beraber yapması gerekenler, bu ülkede herkesin hukukundan emin olduğu bir Türkiye’yi kurması gerekenler; kendi hukuklarını teminat altına almak için maalesef bir yanlış yola saptılar.

 

İşte, hepimizin, hürriyetçi demokrasiye inanan demokratların itirazı; bu yanlış bakış açısınadır. O nedenle tek yürek olarak haykırıyor ve bu yanlış sisteme HAYIR diyoruz.”


Kaynak ( DP )