İzmir İl Başkanımız Metin Dökmeciler’in Kadın Hakları Günü etkinliğine daveti
True
İzmir İl Başkanımız Metin Dökmeciler’in Kadın Hakları Günü etkinliğine daveti
5 Aralık 2016 Pazartesi

(DP Basın Merkezi – 05 Aralık 2016) İzmir İl Başkanımız Metin Dökmeciler, yaptığı yazılı açıklamada 5 Aralık Dünya Kadın Hakları Günü’nü kutlayarak, il başkanlığı tarafından düzenlenen etkinliği duyurdu.

 

Dökmeciler, 5 Aralık Pazartesi günü İl Başkanlığında düzenlenen “Kadının Siyasetteki Yeri” konulu etkinliğin duyurusunu da yaptığı yazılı açıklamada şu mesajı paylaştı:

 

“5 Aralık Kadın Hakları Gününüz kutlu olsun”

 

“Türk kadını hem ekonomik hem de siyasal bakımdan yerini açıkça ortaya koyuyor. Yani kadın üretici, ekonomik özgürlüğe sahip, tutumlu olmalı; devletin her aşamasında bulunmalıdır.

 

Her yıl 5 Aralık günü Kadın hakları günü olarak kutlanır. Bu günün anlam ve önemi ise şudur:

 

5 Aralık 1934 senesinde “Kadınlara Seçme ve Seçilme Hakkı” tanınan yasa çıkarılmıştır. O günden bu yana kadınlar;  sosyal, kültürel, ekonomik, siyasal olarak yasa önünde erkeklerle eşittir.

 

“Dünyada her 3 kadından 1’i aile içi şiddet görüyor”

 

19. yüzyıla girilmesiyle birlikte kadın hakları dile getirilmeye başlanmış ve hızla ilerleyerek halen daha bu konu araştırmalara ve geliştirmelere tabidir. Araştırmalar kapsamında dünyada her 3 kadından 1’i aile içi şiddet görüyor ve gelişmekte olan ülkelerde töre ve namus cinayetleri halen geçerlidir. Sosyal ve çalışma yaşamında kadınlar erkeklerle eşit haklar tanınmıyor. Kadınlar eğitim-öğretim sektöründe de erkeklerden sonra geliyor. Hukuk alanında kadınlara geri plandadır. Dünyada pek çok kadının eşini seçme, evlenme, boşanma hakları bulunmuyor.

 

Gazetecilik sektörünün üçte biri kadınlardan meydana geliyor. Ancak; bölüm şefi, editör veya patron koltuklarında bu bayanlardan sadece yüzde 1’i oturuyor. ABD’de yaşayan mültecilerin yüzde 10’u kadınlardır. Afrika’da yaşam süren hamile kadınların, Batı Avrupa’daki kadınlardan 180 kat daha fazla ölüm tehlikesi taşıdığı biliniyor. Dünyada sağlık sektörünün yüzde 75’i kadınlardır.

 

Avustralya 1894 senesinde bağımsızlığını ilan ederek ilk kez kadın haklarını tanıyan modern ülke olarak tarihe adını yazdırmıştır. Ardından bu ülkeyi 1 Haziran 1906 senesinde Finlandiya izlemiştir. Bu ülkelerin peşine 1915 yılında Danimarka, 1917 yılında Rusya, 1918 yılında İngiltere, Azerbaycan ve Kanada, 1919 yılında Almanya ile Avusturya, 1920 yılında Amerika ve 1930 ve 1934 Türkiye kadın haklarını kabul eden devletler arasına adlarını yazdırmıştır.

 

Türkiye’de kadın hakları kapsamında 1917 senesinde çok eşlilik, çıkarılan bir yasa ile düzenlenmiştir. 1926 senesinde medeni kanunla, kadın-erkek eşitliği sağlanmış ve kanunla ispatlanmıştır. Kadınlar siyasal alanda ve iş hayatında adlarını duyurmak istemleri 1908-1914 yıllarından beri konuşulsa da en çok Cumhuriyet Döneminde esas kılınmıştır.

 

Atatürk’ün kadınlara ve kadın haklarına ve emeklerine verdiği önemi birçok kişi bilir.  Bir toplantıda bunu şöyle açıklamıştır;

 

"Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte, Anadolu kadını kadar emek verdim, diyemez. Erkeklerden kurduğumuz ordumuzun hayat kaynaklarını kadınlarımız işletmiştir. Çift süren, tarlayı eken, kağnısı ve kucağındaki yavrusu ile yağmur demeyip, kış demeyip cephenin ihtiyaçlarını taşıyan hep onlar, hep o yüce, o fedakar, o ilahi Anadolu kadını olmuştur. Bundan ötürü hepimiz bu büyük ruhlu ve büyük duygulu kadınlarımızı, şükranla ve minnetle sonsuza kadar aziz ve kutsal bilelim." diyerek kadınlara verdiği değeri bir kez daha dile getirmiştir.

 

Türkiye’de kadınların eğitim hakkı, 1870 yılında ilköğretim, 1908 yılında ortaöğretim, 1915 yılında yükseköğretim şeklinde verilmiştir. 1920 yılının ardından artık Türkiye’de karma eğitim esas alınmıştır. O tarihten sonra pek çok Türk kadını cevherlerini ülkeye ve dünyaya tanıtmıştır.

 

Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Haklarının Verilmesi Medeni Kanun ile erkeklerle eşit haklara sahip olan Türk kadınına, 3. TBMM tarafından 3 Nisan 1930' da kabul edilen bir yasa ile belediye seçimlerine katılma hakkı tanınmıştır. 1931 yılında da Türk kadını ilk kez tıp dünyasında varlığını göstermiş ve ilk kadın cerrahımız çalışmaya başlamıştır. 4 Mayıs 1931'de ilk toplantısını yapan IV. TBMM tarafından 26 Ekim 1932' de kabul edilen bir yasa ile Türk kadınına muhtar, köy ihtiyar kurulu üyeliğine seçilme ve seçme hakkı tanınmış; ertesi yıl da, 8 Ekim 1934' de kabul edilen ve 5 Aralık 1934'de yürürlüğe giren bir başka yasa ile kadın-erkek eşitliği alanında bütün haklar, "Kadınlara Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı"nın tanınmasıyla verilmiştir.

 

Bütün insanlık tarihi boyunca, tarihin hiçbir döneminde, hiçbir lider kadın hakları konusunda Atatürk kadar önsezili ve öngörüşlü olmamış, onun kadar uğraş ve savaş vermemiştir. Ne mutlu bir Atatürk yetiştiren Türk kadınına, ne mutlu O'na sahip olan Türk milletine...

 

“ Ey, kahraman Türk kadını!.. Sen yerde sürünmeye değil, omuzlar üzerinde, göklerde, yükselmeye layıksın.”


Kaynak ( DP )