Genel Başkanımız Gültekin Uysal, dün akşam Ankara’da, bugün sabah ise Diyarbakır’da gerçekleştirilen terör saldırıları hakkında açıklama yaptı
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, dün akşam Ankara’da, bugün sabah ise Diyarbakır’da gerçekleştirilen terör saldırıları hakkında açıklama yaptı
18 Şubat 2016 Perşembe
“Tutun dilinizi, çiğneyin nefsinizi... Hep birlikte karşı duralım teröre” 
 
“Memlekete başkan değil ‘güven’ lazımdır”

 

 

(DP Basın Merkezi – 18 Şubat 2016) Genel Başkanımız Gültekin Uysal, dün akşam saatlerinde Ankara’da, bugün sabah ise Diyarbakır’da gerçekleştirilen terör saldırıları hakkında açıklama yaptı. Uysal, açıklamasında başkanlık sistemi tartışmalarının da yersiz ve zamansızlığına dikkat çekerek “Memlekete başkan değil güven lazımdır” diye konuştu. 

 

Dün Ankara’da yaşanan dehşet verici terör eyleminin ardından bir açıklama yapan Uysal, terörün muhalefete laf yetiştirerek, yandaştan alkış bekleyerek değil gerekli tedbirleri alarak, akıllı adımlar atarak çözülebileceğini ifade etti. 

 

Genel Başkanımız Gültekin Uysal, yaptığı yazılı açıklamada şu görüşleri dile getirdi: 

Dün akşam saatlerinde Ankara'da doğrudan devletin merkezini, milletin kalbini hedef alan menfur saldırıda ve maalesef bu sabah saatlerinde Diyarbakır-Bingöl karayolunda askeri araca yönelik gerçekleşen hain saldırılarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza, askerlerimize Allah'tan rahmet; yaralı vatandaşlarımıza ve askerlerimize de acil şifalar diliyoruz. 

 

Hesap sorma vaktidir 

 

Yetkililerimizin, Ankara’yı kana bulayan, memlekette onlarca ocağı yakan, acımıza acı katan bu hain eylemlerin, bu menfur saldırıların sorumlularından; milletimizin ise, memleketi bu hale getirenlerden hesap soracağından eminiz. 

 

Yaklaşık sekiz aydır ülkenin içine çekildiği şiddet iklimi; Ankara’da ikinci defa onlarca canı aramızdan almış, çocukları anasız, babasız, anaları evlatsız bırakmıştır. Gün hesap sorma günüdür.  

 

İktidar tez elden başta saldırıların sorumlularına, sonrasında bu saldırıların ortaya çıkmasına neden olan ihmalin sahiplerine hesap sormalıdır. 

 

Unutulmayacak olan; milletimizin hem saldırıların faillerine, hem de kişisel çıkarları uğruna yıllarca üç maymun oynayan yetkililere hesap soracağıdır. 

 

Terör eylemi dün başladı! 

 

Terör bir süreçtir. Bu saldırı ve saldırılar birliğimize, beraberliğimize kastetmektedir. Bu gibi hain saldırı ve eylemlerde terörün başat hedefi eylem sırasındaki kayıplardan çok toplumun geneli üzerinde bırakılacak etkidir. Bu bakımdan terör eylemi teröristler için dün başlamıştır. Devam edip etmeyeceği ise Necip Milletimizin göstereceği tavırda saklıdır. 

 

İçeride ve/veya dışarıda yaşananlara bakıp ellerini ovuşturanlara, bunları yaşatanlara cevap milletçe verilecektir. 

 

Memlekete başkan değil "güven" lazımdır 

 

Ülkenin bu acı gündemi içinde “başkanlık” diyerek reçete satan iktidar, birilerinin şahsi hırslarını bir kenara bırakmalı milli bir hırs ile ülkenin acil sorunu olan güvenlik sorununa el atmalıdır. 

 

Yıllardır sosyal güvenliği tartışan ülkemiz maalesef artık ulusal güvenliği tartışacak derecede dış ve iç tehditle muhatap kalmıştır. 

 

Yalnız "başkanlık" tartışmak için kurulan komisyonlar yerine "güvenlik" için bir komisyon kurulmalıdır.  

 

Bu son olay da göstermiştir ki memleketin asli sorunu başkanlık değil güvenliktir. Memlekete başkan değil "güven" lazımdır. 

 

Bırakın parti kimliğini, milli bir kimlikle meseleye yaklaşın 

 

Bugüne kadar atılan adımlar iyi bir biçimde değerlendirilmeli, bundan sonra atılacak adımların maliyeti hesap edilmelidir. Düne kadar yapılan yanlışların ortaya çıkardığı tablo herkesin malumudur. Bizlerin baştan beridir anladığını iktidar da anlamalı, şahsi hesapların milli meseleye döndüğünü görmelidir. 

Bir bir insanlarımızı toprağa verirken iktidara düşen; parti ve iktidar kimliğini bir kenara bırakması ve "milli" kimlikle hareket etmesidir. İktidar şahsi hırslarını bir kenara bırakmalı, toplumsal mutabakatı sağlayacak bir dil ile meseleye yaklaşmalıdır.  

 

Mesele bir memleket meselesidir. Milletimiz acı içindedir. Bu durumda iktidarın üzerine düşen; metanetle her sesi dinlemesi, çıkan seslerdeki acıya saygı duyarak vazife etmesidir. 

 

Terör, muhalefete laf yetiştirerek, yandaştan alkış bekleyerek değil gerekli tedbirleri alarak, akıllı adım atarak çözülebilir. 

 

Muhalefete düşen ise muhalefet ile ihanet arasındaki ince çizgiyi fark etmektir. 

Gün bir olma günüdür. Bu bakımdan iktidara sesleniyoruz; 

 Tutun dilinizi, çiğneyin nefsinizi...  

Hep birlikte karşı duralım teröre

 


Kaynak ( DP )