Genel Başkanımız Gültekin Uysal, İzmir’de devam ettirdiği seçim çalışmaları kapsamında Ödemiş, Torbalı, Tire, Bayındır’da temaslarda bulundu
False
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, İzmir’de devam ettirdiği seçim çalışmaları kapsamında Ödemiş, Torbalı, Tire, Bayındır’da temaslarda bulundu
22 Ekim 2015 Perşembe

“PKK bizi kandırdı diyenler; bir kere de millete kanın ve milletin istediğini yapın”

“Demokrasinin işlediği, adaletin işlediği eşitliğin işlediği, yeniden Türkiye diyoruz”

(DP Basın Merkezi – 20 Ekim 2015) Genel Başkanımız ve İzmir 2.Bölge Milletvekili adayımız Gültekin Uysal, İzmir’de devam ettirdiği seçim çalışmaları kapsamında Ödemiş, Torbalı, Tire, Bayındır’da temaslarda bulundu. 
 
 
Genel Başkanımız Uysal, beraberindeki İzmir milletvekili adaylarımız ve il, ilçe başkanlarımız ile Ödemiş’i ziyaret etti.
 
 
Uysal Ödemiş’te yaptığı şehir turundan sonrasında ilçe merkezinde partililer ve vatandaşlarla bir araya gelerek açıklamalarda bulundu.
 
 
“Her bulduğumuz kürsüde hak davasını, millet davasını seslendiriyoruz”
 
 
Gündeme ilişkin konular üzerinden Ak Parti’yi eleştiren Uysal, Türkiye’nin yeniden merkez sağda Demokrat Parti’ye ihtiyacı olduğunu söyleyerek şunları ifade etti:
 
 
“Demokrat Parti olarak ülkemizin her yerinde her gün varız. İnsanlarımızın geleceğini yeşertmek için geleceğe karşı beklentilerimizi verebilmek için insanlarımızın meselelerini çözebilmek için Demokrat Parti olarak milletle paylaşmak adına Anadolu’nun her köşesindeyiz. Her bulduğumuz kürsüde hak davasını, millet davasını seslendiriyoruz. 
Dün Bakırçay havzasında başlattığımız İzmir çalışmamızı bugün Torbalı, Tire, Bayındır, Ödemiş ilçelerimizde sürdürüyoruz. 
 
 
 
Evet, bu büyük ülke bugün pek çok şeye karar vermelidir. Çok sistemli siyasi hayata geçtiğimiz günden bu yana gerçekleştirdiğimiz seçimlerde Türkiye’yi bir dayatma ile karşı karşıya bırakarak kendilerine geçmiş arayan, yeni Türkiye adı altında deli gömleği giydirmeye çalışanlara karşı tarihi yürüyüşe de kaldığı yerden devam etmesi adına insanlarımız bir irade koyacaktır. 
 
 
İşte bugün bu büyük ülkede demokrasiyi yeniden kuralları ile yerine oturttuğumuz, yeniden bu ülkede, adaletin firar ettiği ülkede, yeniden adalet demek zorundayız. Türkiye’de yeniden Ege başta olmak üzere Anadolu’nun her yerinde alın terlerinin karşılığını alamayan çiftçimizin önümüzdeki asırda gıda savaşlarının olacağı, gelişecek rekabette Türk insanının, Türk milletinin alması gereken payı alması gerekmektedir. Bunu da yeni nesil Türkiye programı adını verdiğimiz programımız ile yapacağız.
 
 
“Bir kere de millete kanın, milletin dediğini yapın”
 
 
AKP iktidarı yürüttüğü politikalar yüzünden bugün ülkemizi terör dalgası ile karşı karşıya bıraktı. Doğu’da, Güneydoğu’da devletin egemenliğini emniyet güçlerimizin, polisimizin askerimizin çitlerini sınırları hale getirdiler.
 
 
O bölgede etnik siyasete mahkum edilerek neredeyse PKK terör örgütü tek meşru, yegane temsilcisi hale getirdiler. Ondan sonra dediler ki PKK bizi kandırdı dediler. Ben de diyorum ki hep ona kandınız, buna kandınız bir kere de milletimize kanın bir kere de milletimizin dediğini yapın. 
 
 
 
Ortaya çıkan tabloda birliğimizin beraberliğimizin sorgulandığı yetmiyormuş gibi Suriye’de AKP’nin yanlış politikalarının neticesi olarak bu yanlışları da kapatmak için birçok yanlışı da yaptıkları için Türkiye’yi neredeyse uluslararası alanda teröristlerle yan yana getirdiler. AKP iktidarı ile beraber insanımızın ortaya koyduğu iradeyi yapmayan kendilerine mahkum olduğunu zannedenlere Demokrat Parti olarak şunu diyoruz mahkum değilsin Türkiye’m."
 
 
“Mahkum değilsin Türkiye’m”
 
 
Mahkum değilsin Türkiye’m... Çözümsüzlüğü dayatanlara, hükümet kuramayan, maskelerini takmış muhalefet yapısına da mahkum değilsiniz. Yeniden bu büyük ülkenin gerçek gündemini çiftçilerimizin, esnaflarımızın, gençlerimizin, kadınlarımızın geleceği, Türkiye’nin gerçek sorunlarının konuşulması için milletin en meşru kürsüsü olan Millet Meclisi’nde bir sese, bir iradeye sizler demokratlarla dönüştüreceksiniz. Demokrasinin işlediği, adaletin işlediği eşitliğin işlediği, yeniden Türkiye diyoruz.”
 
 
“Türkiye’ye terör ithal edilmeye başlanmıştır”
 
 
Genel Başkanımız Gültekin Uysal, sonrasında Aliağa'yı da ziyaret etti. Aliağa’da gazetecilerin sorularını cevaplayan Genel Başkan Uysal, şöyle konuştu:
 
 
“Türkiye bugün Ortadoğu’da, uluslararası alanda terör örgütü olarak adlandırılan birçok örgütle komşu olmuş durumdadır. Bu da yetmezmiş gibi Türkiye’ye kara sınırı olmayan Rusya’nın Suriye üzerinden tacizlerine maruz kalmaya başlamıştır. Türkiye, geçmişte mal ve hizmet ihraç ederken bugün AKP eliyle siyaset ihracat edilmeye başlayınca karşılığında da Türkiye’ye terör ithal edilmeye başlanmıştır. 
 
 
Kısa bir süre önce Ankara’da patlayan bombalar, geriye dönük baktığımız zaman Reyhanlı’da, Cilvegözü’nde, Suruç’ta patlayan bombalar bunun önemli işaretleridir. 
 
 
Türkiye'nin yeniden demokrasi ve istikrar adası haline gelmesi gerekiyor. Dış politikada standart hedeflere yeniden dönüldüğü, bu ülke insanının güvenliğini esas alan bir politikayı Türkiye’de var etmek mecburiyetindeyiz. Bu manada üretmeden tüketen, kazanmadan harcayan Türkiye portresinden çıkıp yeniden hak düzenine, nimetlerin eşit fırsatlar halinde paylaşıldığı bir Türkiye’ye kavuşmalıyız. Bugün mahkûm edildiğimiz rantiyeci, yağmacı bir düzenle beraber serbest piyasa düzeninin yerle bir edildiği, kayırmacı kapitalist bir düzen içerisinde Türkiye kendi potansiyelini, kabiliyetini azami noktaya çekebilme imkanını yakalayamayacaktır.
 
 
 
Meclis'te temsil edilen siyasi partiler hep gerginlik ortamından besleniyorlar. Her biri bu düzenin değişmemesi için elinden geleni yapmaktadır. '12 Eylül ile hesaplaşıyoruz' diyenlerin, bu rejimin kalıcı kolonu olan Siyasi Partiler Yasası'nı, yüzde 10 seçim barajını ve seçim sistemini değiştirmemekte ısrar ettiğini biliyoruz. Bu düzeni demokratikleştirmek, en önemli vazifemizdir. Bu manada 7 Haziran seçimi gecesinde, ‘Bana 400 yüz vekil vermediniz, seçim manyağı yaparım’ anlayışı içerisinde sorumsuzca davranan bir Cumhurbaşkanı’nın teşebbüsüyle bugün Türkiye, zorlama bir seçime maruz kalmıştır. 
 
 
Ne bu AKP’ye ne de bu çözümsüzlüğü derinleştiren muhalefet partilerine bu büyük ülke mahkum değildir. Mahkum değilsin Türkiye’m, başka bir Türkiye mümkün. Sadece oyunu aldığı insanların rızasını gözeten değil, oyunu alamadığı insanların da rızasını gözeten merkez sağ bir anlayışın Meclis'te bulunması gerekiyor. Krizlerin çözümü bir yandan demokratik kanallara, bir yandan da hukuki kanallara aktarılmasıyla suyun aktığı, duruladığı bir mekanizmayı işler hale getirmekten geçer.
 
 
“PKK bölgenin tek meşru temsilcisi haline getirildi”
 
 
Ülke gündemine ilişkin açıklamalar da yapan Gültekin Uysal, “Bugünkü iktidara yanlış bir bakış açısı mevcut. Eğer teröre tereddütle yaklaşırsanız, teröre müsamaha gösterirseniz, bedelini katmerli bir şekilde millete ödetirsiniz. Bugün yaşanan hadiseler de budur. Etnik bölücü nihai programını bilmeden, terörün hangi mekanik içerisinde toplumsallaştığını, siyasallaştığını anlamadan atılan adımlarla çözüm süreci adı altındaki teşebbüsle de beraber PKK, bölgenin tek meşru temsilcisi haline getirilmiş durumdadır. Bu açıdan meseleyi topyekûn olarak, temel haklar ve hürriyetler noktasında ele alıyoruz. Meseleyi, Türkiye'nin demokratikleşme paranteziyle ele alıyoruz. Hangi düzlemde meseleyi teşhis ederseniz, ancak o zeminde cevaplar üretirsiniz. Bugünkü iktidar, yanlış bir zeminde teşhis yaptı. Yanlış bir zeminde de cevap üretmeye çalıştı. Bu yanlış teşhisler sonucunda bugün neredeyse devlet eliyle siyaset yapan AKP, neredeyse bölgeyi PKK üzerine tesciller noktasına gelmiştir. AKP, Bütünşehir ve Büyükşehir yasaları ile PKK’yı devletin mali imkânlarıyla, kamu kaynaklarıyla da besler hale getirmiştir. Daha dün valilere, savcılara, hakimlere, güvenlik güçlerine talimat verenler, şark kurnazlığı içerisinde, 'Biz talimat vermedik.' diyerek meseleyi maskelemeye çalışmaktadır ama gerçekler ortadadır. Gözlerini kapatsalar da bu gerçekleri milletimiz görecektir. Biz de görmesi için elimizden geleni yapıyoruz.” 
 

Kaynak ( DP )